Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler

  • Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler
    • Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerin Doğal Çevre Üzerindeki Etkileri
    • Yapılan Etkinliklerde Sürdürülebilirliğin Sağlanması
  • Sportif Faaliyetlerden Kaynaklanan Çevre Kirliliği Sebebiyle Kamuya Karşı Sorumluluk
    • Sportif Faaliyetlerden Kaynaklanan Çevre Kirliliği Sebebiyle Kişilere Karşı Sorumluluk

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler “doğa sporları”, “açık alan rekreasyonu”, “macera sporları”, “macera rekreasyonu”, olmak üzere içinde bulundurdukları risk faktörlerine ve kullanılan yardımcı unsurlara bağlı olarak değişik isimlerle sınıflandırılmıştır.

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler den olan doğa yürüyüşü, kampçılık, balıkçılık, kano, kayak, at biniciliği, golf, su kayağı, motor sporları, hava sporları gibi geniş etkinlik yelpazesi yoluyla katılımcıların doğal çevre ile etkileşime girmelerine açık alan rekreasyonu adı verilmektedir (Cordes and İbrahim, 1999).

Doğa sporları ise Priest ve Gass’a (1997) göre;

açık alan rekreasyonun sadece insan gücü ile oluşturulmuş halidir.  Başka bir tanıma göre ise doğa sporları insanın sahip olduğu bilgi, beceri ve kondisyonu ile hiçbir motor ve hayvan gücü desteği alınmaksızın, doğanın var olan potansiyel zorluk ve risklerine karsı mücadele etme ve yasamı sürdürme etkinlikleri seklinde ifade edilmektedir. (Uluocak ve Köksal, 1998).

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler den olan kaya tırmanışı, dağcılık, mağaracılık, yürüyüş, kampçılık, kayak, su altı sporları, oryantring, bisiklet, yelken, kano, akarsu kapalı kanosu, rafting gibi doğal alanda yapılan pek çok sporu ve etkinliği kapsamaktadır. (Broadhurst, 2001).

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler , motor gücü desteği alan moto-kros, kar motoru, araba yarısı, motorlu tekne gibi etkinlikleri, benzer şekilde hayvan gücü desteği alan; ata binme, köpekli kızak gibi etkinlik alanlarını içermemektedir. Tüm bunlar kesinlikle bir açık alan rekreasyonu olmasına karsın, doğa sporları etkinliklerine genelde eslik eden insan gücü desteğinin kısıtlı, doğal çevreyle verilen en az etki felsefesinden uzaktırlar (Dinç, 2008).  

Demirhan’a (2003) göre;

Yapmış olduğu çalışmada yüksek dağ tırmanışı, kaya tırmanışı, oryantiring, mağaracılık, dağ bisikleti, kürek, yüzme, sörf, sualtına dalma, yelken, rafting, alp kayağı, kuzey kayağı, tur kayağı, snowboard, paraşüt, hand glading, cliff jumping ve yamaç paraşütünü doğa sporları olarak ele almıştır. Buradan hareketle doğa sporları insanın sahip olduğu bilgi, beceri ve kondisyonu ile, hiçbir motor ve hayvan gücü desteği alınmaksızın, doğanın var olan potansiyel zorluk ve risklerine karsı mücadele etme ve yasamı sürdürme etkinlikleri olarak tanımlanabilir.

Macera rekreasyonu ise sonuçların kesin olmadığı ve bu sonuçların katılımcılarca etkilendiği, genellikle doğal bir çevrede gerçekleştirilen, algılanan veya gerçeklesen tehlike elemanlarını kapsayan rekreasyonel faaliyetlerdir (Ewert and Hollenhorst, 1995).  Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler (Bentley vd., 2001).

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler in Doğal Çevre Üzerindeki Etkileri

İnsan çevresiyle uyum içerisinde ve belli bir dengenin sağlanmasıyla yaşamını sürdüren, ancak bazı durumlarda dengeyi bozabilen bir varlıktır. İnsan ile çevresi arasındaki dengeyi sağlayan koşullar bozulmaya başlayınca, insanların gerekli bir takım önlemleri alma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü doğada yapılan sportif etkinliklerin ham maddesi olan doğal çevrenin olumsuz etkilenmesi bu sporların sürdürülebilirliğini de tehlikeye sokmaktadır.

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler de, etkinlik çeşidine göre, doğal alanlarda bir çok ekolojik bozulmalara neden olabilmektedir.

Doğada yapılan sportif etkinlikler in Doğal alan kullanımının çevre üzerindeki etkileri (Altan, 1983’den aktaran Kuntay, 2004)

Ewert’da (1999) yapmış olduğu çalışmada Doğada yapılan sportif etkinlikler e katılanların doğal alanlarda meydana getirebilecekleri etkilerin özelliklerini aşağıda belirtildiği şekilde irdelemiştir:

  1. Etkiler değişik boyutlardadır: Doğada yapılan etkinliklere katılanların çevreye verebilecekleri etkilerin boyutları farklıdır. Bu farklılık makro ya da mikro düzeyde olabilir.
  2. Kullanım etki yaratır: Tüm eğitsel çabalara rağmen insanlar, doğal alanlarda gerçekleştirdikleri etkinlikler sırasında çevreye dolaylı ya da dolaysız pek çok etkide bulunurlar. Kullanıcıların çevreye çöp atması gibi davranışlar dolaysız etki olarak     değerlendirilirken kullanıcıların “ekolojik maliyetleri” dolaylı etki olarak değerlendirilir.
  1. Kullanım etkileri zamana bağlıdır: Birçok durumda doğal alan kullanımından kaynaklanan olumsuz etkilerin büyük bir bölümü kullanımın başlangıcında gerçekleş
  2. Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler için faaliyet türleri önemlidir: Doğal alanlarda faaliyetlerin türü, kullanıcı sayısı kadar önemlidir. Ateş yakmak, ata binmek gibi faaliyetler bazı alanlarda olumsuz etkileri nedeniyle sınırlandırılmaktadır.

Rekreasyon amaçlı doğal alan kullanımının doğal yasam üzerindeki etkileri

(Ewert, 1999).

Son yıllarda tüm dünyada Doğada yapılan sportif etkinler den olan dağcılık ve dağ turizmine olan ilgi artmaktadır. Somuncu (2004)’ya göre hassas eko sistemler olan dağlık alanlardaki doğal kaynaklar doğru kullanılmadığı takdirde doğal çevre zarar görmektedir. Değişik ülkelerdeki dağlarda bunun pek çok örneği gözlenmektedir. Basta Himalayalar ve Alpler olmak üzere yüksek dağlardaki doğal çevre sorunları ciddi boyutlara ulaşmıştır. Dağlarda ortaya çıkan bu sorunların ana kaynağı öncelikle bu alanları turizm/rekreasyon amacıyla kullanan dağcıların kendisi, ikinci olarak da turizm hareketinin içinde yer alan diğer kişi ve kuruluşlar olarak görülmektedir. Buradan hareketle dağcılık ve dağ turizminin çevresel yönleri ve iyi bir planlama yapılmadığında çevre üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak görülmektedir.

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler ormanlara verdiği diğer bir zarar da, doğada doğa sporları faaliyetleri (hiking, trekking, kampçılık vb.) sırasında çok sık görülen ateş kullanımı dikkatsizliği ve bunun yol açtığı orman yangınları biçiminde kendini göstermektedir. (Aslan ve Aktas, 1994).

Bunun yanında özellikle araçların düzensiz olarak orman alanı içinde dolaşmaları ve gerçekleştirilen yoğun doğa sporu etkinlikleri üst toprağı sıkıştırarak toprak geçirgenliğini azaltması nedeniyle doğal ortamın doğrudan veya dolaylı olarak tahribine neden olmaktadır. Kıyı bölgelerde ve göl kenarlarında, yoğun etkinlik nedeniyle sahil kumları, otomobil ve insan çiğnemeleri sonucu erozyon başlatmakta ve kumlar tarım arazilerine akarak, onların verimsizleşmelerine neden olmakta, aynı zamanda göllerde olumsuzluklara yol açmaktadır.

Dağcılık ve dağ turizminin etkileri (Somuncu, 2004).

Yapılan Etkinliklerde Sürdürülebilirliğin Sağlanması

Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler eko-sistemi doğrudan etkileyebilmektedir. Bu tür etkinlikler planlanırken hedeflenen sonuç, genel olarak sporcuların ve katılımcıların en yüksek derecede doğadan faydalanmalarını sağlamak, aynı zamanda da eko-sistemlerin zarar görmesini sınırlandırmak ve hatta önlemektir (Anonim, 2008).

Sürdürülebilir düzenleme, doğal çevrenin korunmasında önemli kazançlar sağlarken ve doğal alanlarının kullanım potansiyelini de artıracaktır. Çevre ve sürdürülebilir gelişim bakış açısıyla değerlendirildiğinde, doğada yapılan etkinliklerin planlanmasında uyulması gerekenler genel öneriler halinde su şekilde sıralanabilir:

Etkinlik planı yapılmalı:

Ziyaret edilecek bölgede uyulması gereken kurallar bilinmelidir. Ani hava değişimleri, acil durumlar ve tehlikeli durumlar için hazırlıklı olunmalıdır. Etkinlik süresinde tamamlanmalı, gereksiz yere uzatılmamalıdır. Atık miktarını en aza indirmek için ambalajı tekrar kapatılabilen besinler tercih edilmelidir. Ziyaret edilecek alandaki kamp kuralları ve koşulları önceden kontrol edilmelidir. Önceden izin alınıp alınmaması gerektiği bilinmelidir.

Grup büyüklüğüne karar verilmeli:

Bazı koruma kapsamındaki bölgelerde aynı anda sınırlı sayıda insanın ziyareti kabul edilir. Doğada yapılan bir etkinlik için aynı alanda önerilen grup büyüklüğü en fazla sekiz kişiden oluşmalıdır (Anonymous 2009).

Fauna korunmalı:

Hayvanlar uzaktan izlenmeli, dokunulmamalı ve kovalanmamalıdır. Hayvanlar beslenmeye çalışılmamalıdır. Çünkü hayvanlar beslemek onların sağlıklarına zarar verip davranışlarını değiştirirken, predatörlerine ve diğer tehlikelere karsı onları ortaya çıkarmaktadır. Gıdalar, erzaklar ve güvenli bir biçimde depolanarak hayvanların onlardan uzak durması sağlanmalıdır. Çiftleşme ve yuvalama ve yavrularını besleme gibi yaban hayatı için hassas olan dönemlerde onları özellikle rahatsız etmekten kaçınılmalıdır.

Habitat korunmalı:

Tek sıra halinde yürüyüş, binicilik, araba kullanımı gibi etkinlikler nedeniyle ortaya çıkan erozyondan bitkilerin ve çamurdan oluşmuş bile olsa patikaların tahribatından kaçınılmalıdır. Kültürel, tarihi yapılar ve eserlere dokunulmamalı böylece geçmiş korunmalıdır. Taslar, bitkiler ve diğer doğal nesneler nasıl bulunduysa öyle bırakılmadır. Sabunlar, deterjanlar, petrol, yağlar, böcek ilaçları ve güneş koruyucuları gibi her türlü kimyasal maddenin suyollarını kirletmesinden kaçınılmalıdır (Anonim, 2008).

Suyolları ve göller korunmalı:

Akarsu kenarları korunmalı, kamp alanı akarsulardan ve akış yönlerinden en aza 50 metre uzakta olmalıdır. Duş alırken ya da bulaşıkları yıkarken, su akarsulardan ve akış yönlerinden uzağa taşınmalı ve az miktarda toprakta çözünebilen sabun kullanılmalıdır. Hijyen alanı olarak göl ve su yollarından en az 100 metre uzaklıktaki alanlar kullanılmalıdır.

Kamp yeri seçimi:

Doğada yapılan sportif etkinler den  çadır kurmak için kamp alanında düz ve dayanıklı bir yüzey seçilmelidir. Hassas çimlerin ya da yeniden canlanması uzun zaman alacak habitatların bulunduğu alanlara çadır kurmaktan kaçınılmalıdır.

Atıkların uzaklaştırılması:

Kamp yerinden ayrılmadan önce kamp alanı ve etkinlik alanları incelenmeli çöpler toplanmalıdır. Kamp alanından ayrılırken, alanın ilk geldiğinizden günden daha temiz olmasına dikkat edilmelidir. Eğer tuvalet yoksa katı atıkları su alanlarından ve akış yönlerinden en az yüz metre uzakta 15cm derinliğe gömmek gereklidir. Hijyen ürünleri kesinlikle toprağa gömülmemelidir (Fresque and Plummer, 2009).

Kamp Ocakları ve Ateş Kullanımı:

Ziyaret edilen bölge koşulları aktive öncesinde kontrol edilmeli ateşe izin verilip verilmediği öğrenilmelidir. Açık bir ateş yerine yemek pişirmek için gaz ocağı ya da hafif yakıtlarla çalışan ocaklar kullanılmalıdır. Açık ateş kullanılacaksa bir ateş simidi ya da çukuru kullanılmalıdır. Ateş küçük tutulmalı, bitkilerden ve çadırlardan uzakta tutulmalıdır. Kamp çevresinde canlılar için hayati önemi olan ölü odun parçaları toplanmamalı, kamp yerinden ayrılmadan önce yakılan ateş mutlaka söndürülmelidir. Yangın tehlikesi olduğundan ateş kesinlikle aydınlatma olarak kullanılmamalıdır.

Başkalarına Saygılı Olma:

Sizin hakkınız olduğu kadar diğer ziyaretçilerinde açık alanlarda eğlenceli vakit geçirmeleri için onlara saygılı olun. Açık alanlara ve diğer kullanıcılara karsı saygılı olun. Yüksek ses ve gürültüden kaçının. Doğanın sesinin etrafa hakim olmasına izin verin. Doğada yapılan sportif etkinliklere katılım bugün olduğu gibi, gelecekte de büyük kitleler halinde devam edecektir. Doğal alanların bu kullanımdan olumsuz etkilendiği de bilinen bir gerçektir. Doğa da yapılan sportif etkinliklerde sürdürülebilirlik uygulamaların hayata geçirilmesi bu açıdan önem taşımaktadır. Doğada yapılan etkinliklerde sürdürülebilirliğin sağlanmasında yukarıda sıralanan önemli noktalar ilkeler haline getirilerek bütün etkinlik katılımcılarında farkındalık sağlanmalıdır. Doğada ekolojik ayak izi bırakmama ilkeleri ve yapılması gerekenler (Fresque ve Plummer, 2009).

Sportif Faaliyetlerden Kaynaklanan Çevre Kirliliği Sebebiyle Kamuya Karşı Sorumluluk

Cevre Kanunu ’nun “İlkeler” baslığını taşıyan 3. maddesinin, 3.3.1988 tarihli 3416 sayılı Kanun ile değişik (e) bendine göre; “Kirlenmenin önlenmesi, sınırlandırılması ve mücadele için yapılan harcamaların kirleten tarafından karşılanması esastır. Kirletenin kirlenmeyi durdurmak, gidermek ve azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir. Ancak kirletenler, kirlenmenin önlenmesi ve sınırlanması için yapılan giderleri ödeme yükümlülüğünden, söz konusu kirlenmeyi önlemek için gerekli her turlu tedbiri aldıklarını ispat etmek kaydıyla kurtulabilirler.”

Sportif Faaliyetlerden Kaynaklanan Çevre Kirliliği Sebebiyle Kamuya Karşı Sorumluluk

Görüldüğü gibi, sportif faaliyetlerden kaynaklanmış olması önem taşımaksızın, bir kirlenmenin veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, kirlenmenin önlemesi, sınırlanması ve kirlilikle mücadele için yapılan harcamaların, kirleten tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına ödenmesi zorunludur. Kirletenin bu masraflardan sorumlu tutulabilmesi için, mutlaka çevrenin kirlenmiş olması gerekmez; kirlenme tehlikesinin varlığı, kirletenin sorumluluğunun doğması için yeterlidir. (Ertaş, 1997)

Kirletenin kamuya karsı sorumlu tutulabilmesi için, kusurlu olması gerekmez; burada da, Medeni Kanun’un 730. maddesinde ve Çevre Kanunu’nda kişilere karsı verilen zararlarda olduğu gibi, kusursuz bir sorumluluk söz konusudur. Çevreyi kirletenler, bu davranışlarında kusurları bulunmasa bile, verdikleri zararlar sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları masrafları ödemek zorundadırlar. (Ertaş, 2005)

Sportif Faaliyetlerden Kaynaklanan Çevre Kirliliği Sebebiyle Kişilere Karşı Sorumluluk

Kirletenin, çevreyi kirleten davranışları nedeniyle kişilere verdiği zararlardan doğan sorumluluğu, “Kirletenin Sorumluluğu” kenar başlığı altında, Cevre Kanunu’nun 3.3.1988 tarihli, 3416 sayılı Kanunla değiştirilen 28. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; “Çevreye kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. –Kirletenin meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğu saklıdır.”

Görüldüğü gibi, sportif faaliyetler sebebiyle çevreyi kirletenin sorumluluğu da, normal bir haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak, kusur şartı kaldırılmış bir sorumluluk seklinde karsımıza çıkmaktadır. Kanunun 28. maddesinde, kirletenin kamuya karsı sorumluluğunu düzenleyen 3/e maddesinden farklı olarak kirletene kurtuluş imkanı da tanınmamıştır; bu yüzden, burada ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk söz konusudur. Sözleşme dışı sorumlulukta kusura dayanan sorumluluğun asıl, kusursuz sorumluluğun ise istisna olmasına karsın, Cevre Hukukunda cağda eğilim, kusur şartına bağlı olmayan (kusursuz) sorumluluk yönündedir. (Gökcan, 2003)

SPOR TURİZMİ VE ÇEVRE Sunumu için linke tıklayınız.

Kaynakça

Anonim 2008. IOC Spor, Çevre ve Sürdürülebilir Gelişme Rehberi. Çeviren TMOK. TMOK Yayınları.

Anonymous 2009. Queensland Outdoor Recreation Federation (QORF) & Outdoors Queensland.

Aslan, Z. ve Aktas, G. 1994. Turizm Açısından Çevre Sorunlarına Genel Bir Yaklaşım. Çevre Dergisi. Nisan, Mayıs, Haziran,11: 43-45. www.ekolojidergisi.com.tr/resimler/11-10.pdf.

Broadhurst, R. 2001. Managing Environments for Leisure and Recreation. Routledge, Taylor & Francis Group, London.

Cordes, K. and Ibrahim, H. M. 1999. Aplication in Recreation & Leisure for Today and Future. Second Edition, WCB / McGraw-Hill, Boston. Vizyon 2023 Projesi Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Paneli. Aralık, 2002, Ankara.

Çaplı, O, (1993). “Çocukların, Gençlerin Eğitimi”, Ankara: Bilgi Yayınevi, Beşinci Basım

Çevik, S. 1999. Çevre Konularına Genel Bir Bakıs. Tüketici Bülteni. TSE Yayınları. Ankara

Demirayak, F. 2002. Biyolojik Çesitlilik-Doğa Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma. TÜBiTAK

Daniels ,A.S., The Study of Sport as An Element of Culture , Sport , Culture  and Society a Reader an the Sociolagy of Sport , ( ed.John W.Lag  , Gerald S.Kenyan  ) , The McMillian Company , p.17 ,1969 , U.S.A

Dinç, S.C. 2008. Doğa Sporları Ekinliklerine Đliskin Liderlik Ölçeğinin Gelistirilmesi. H.Ü. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamıs Doktora Tezi.

Gökcan, Hasan Tahsin: Hukukumuzda Haksız Fiil Sorumluluğu ve Tazminat Davaları, Ankara 2003.

Ewert, A. and Hollenhorst, S. 1995. Adventure Recreation and Its Implication for Wilderness.

International Journal of Wilderness, 3(2), 21-26.

Ewert, A. 1999. Outdoor Recreation and Natural Resource Management: An Uneasy Alliance. Parks & Recreation, 34(7): 58-67.

Ertas, Şeref: Cevre Hukuku, İzmir 1997 (Kısaltma: Cevre).

Ertas, Şeref: Eşya Hukuku, 6. Baskı, Ankara 2005 (Kısaltma: Esya).

Kaynakça

Fresque, J. and Plummer, R. (2009). Accounting for Consumption Related to Outdoor Recreation: An Application of Ecological Footprint Analysis. Leisure/Loisir, 33(1): 589-614.

Gezgin  ,M.F. ,  Amman , T., “Temel Eğitimde Yararlılık Açısından Spor Olgusu ” , Eğitim Kurumlarında Beden Eğitimi ve Spor  II.Ulusal Sempozyumu Kitabı , Milli Eğitim Basımevi sf. 233-236 ,1994 , ANKARA

GSGM, Herkes İçin Spor Federasyonu El Kitapçığı, 2005 , ANKARA

Kaya, L.G. and Smardon, R. 2001. Sustainable Tourism Development: The Case Study

Mazurkiewicz P. 2005. Corporate Environmental Responsibility: Is a Common. CSR Framework Possible? World Bank Discussion Paper.

Antalya, Turkey. U.S. Dept. of Agriculture, Forest Service, Northeastern Research Station, 2001.

Nemli, E. 2007. Sürdürülebilir Gelişme: Ekonomi ile Çevre Arasındaki Denge, Sunum, İstanbul,

Somuncu, M. 2004. Dağcılık ve Dağ Turizmindeki Đkilem: Ekonomik Yarar ve Ekolojik Bedel. Coğrafi Bilimler Dergisi, 2 (1):1-22.

Uluocak, U. ve Köksal, A. 1998. Dağcılık Tarihinde Etik Tartısmalar. I. Doğa Sporları ve Bilim Sempozyumu. Bildiriler Kitabı: 15-16, 23-24 Kasım 1998, Ankara.

WCED 1987. World Commission on Environment and Development, Our Common Future: The Brundtland Report. Oxford University Press, Oxford.

 

 

Bir cevap yazın