öğretmen şubatın ilacı atamadır

Şubatın İlacı Atamadır

Öğretmenlik mesleğini icra etmek üzere kamu da sınıfları başında olmak isteyen atama bekleyen öğretmenlerimizin eğitim ordusuna katılmak için sabırsızlandığı bir dönemdeyiz. Kamuda öğretmen olmak isteyen adayların Şubat ayı yaklaştıkça atama heyecanları ve istekleri zirveye ulaşmış durumda. İnsanları anlamak gerekir. Kolay değil öğretmen olabilmek için on altı sene eğitim alınan zor bir süreçten bahsediyoruz.

Öğretmen olmak için verilen emeklerin, birçok aday da maddi ve manevi sorunlar ortaya çıkardığı aşikârdır. Bu sorunların üstüne özellikle adayların girdikleri sınav sayısı ve sınavların zorluk dereceleri her yıl daha da artarak devam etmektedir. Sınavların zorluk derecesinin artması, adayların sınav psikolojisini ve sınav sonrası yıpranmalarını da o denli artırmaktadır. Sınavlar öncesi “Başarabilir miyim?” düşüncesi ve sınav sonrası da “Yine sınavı kazanamamış.” gibi yaşadıkları mahalle baskıları, adayları psikolojik olarak çöküntüyü uğratmaktadır. Üstüne bu sınavlara birden fazla giren adaylarda bu psikolojik çöküntü her yıl artarak devam etmektedir.

Öğretmen atama sorununun günü kurtaran çözümlerle çözülmeyeceği ve gitgide büyüyeceği apaçık ortadadır. Öğretmen atamalarıyla ilgilenen tüm kurumların ortak bir çözümde buluşması ve gelecek yıllar için acilen planlama yapılması şarttır. Kamuda öğretmen olmak isteyen adayların sınav sayısını artırmak yerine, kalıcı çözümlerle arz ve talep dengesini kurarak çözüme kolayca ulaşılabilir. Üniversitelerin eğitim fakültesi kontenjanlarını kamunun ihtiyacına göre düzenlemek ilerleyen yıllarda binlerce ataması yapılmayan mağdur öğretmen oluşmasını engelleyecektir. Kamuda öğretmen olmak için bu kadar uğraştırdığımız ve psikolojisini bozduğumuz adaylardan, atandıktan sonra verimli bir eğitim vermelerini bu sayede bekleyebiliriz.

Sorunun başlangıcı aslında sonucudur. Öğretmensiz, geçici öğretmenlik çözümleriyle eğitim alan her öğrenci sistemin sonucu olarak sorunun bir parçası olarak ayrılacaktır. Özellikle sosyo-ekonomisi düşük bölgelerimizde yaşanan kadrolu öğretmensizlik sorunu, bugün gibi yarında konuşacağımız eğitim sorunlarının ana temasını oluşturacaktır. Eğitim de ki sorunları çözüp eğitimi, eğitimi bu topraklar üzerinde yaşayan milletle bütünleştirmek istiyorsak, geleceğimizin mimarı olacak öğrencilerin başına öğretmen koymakla işe başlamak lazımdır. Unutmamız gereken nokta çocuklarımızın iyi bir eğitim almasıdır. Çocuklarımıza gelecek adına iyi bir eğitim veremememiz, ülkemizi bölmeye çalışan bütün hainlerin çocuklarımızı dün olduğu gibi yarın da zehirleyecek ve kendi milletinin üstüne saldırtmalarıyla sonuçlanacaktır.

Kamuya özellikle şubat ayında yapılacak büyük bir öğretmenataması, çocuklarımızı zehirli fikirlerden koruyarak onların zihinsel olarak önlerini açacaktır. Günü geldiğinde sağlam bir eğitim alan çocuklarımız, Tek Vatan, Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak diyerek bütün hainlerin fikir zehirlemelerine karşı duracaktır.

Saygılar sunarım.

Bir cevap yazın