Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz

Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?

BEDEN, RESİM, MÜZİK, DERSLERİ KALDIRILMALI!

Biz eğitimcilerin öğrencilere okulu sevdiremediği her gün “Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?” diye düşünmekle geçecek.

Beden, resim, müzik derslerimizin doğru isimleri bilmeyenler için tekrar yazmak gerekirse Beden eğitimi ve spor, müzik, görsel sanatlar derslerimizin doğru isimleridir. Ders öğretmenlerimizin affına sığınarak böyle bir başlıkla giriş yaparak, bilinen yanlıştan doğruya gitmenin daha uygun olduğunu düşündüm.

Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?

Eğitimciler olarak eğitimi ileriye götürmek istiyorsak: Okula gelmek için gece heyecandan uyuyamayan ve sabah olduğunda okula koşa koşa gelecek öğrenciler yetiştirmek zorundayız. Öğrencilerin zihninde okul için oluşan, “Okul sırada oturup, ders dinlenen sıkıcı yerdir.”  tanımını öğrencilerin zihninde, düzeltmek zorundayız. Öğrenci zihninde oluşan okul tanımını düzeltmek içinde gereksiz gibi görünen, Beden eğitimi ve spor, müzik, görsel sanatlar derslerini boş ders mantığıyla değil öğrencide özgüven oluşturacak dersler olarak işlemek ve işlettirmekten geçer. Öğrenci bu dersler sayesinde sosyal hayatta ve aile ortamında elde edemediği özgüveni, başarma inancını, okul ortamında bu dersler sayesinde elde eder.

Veli ve bazı üst düzey eğitimciler tarafından, gelişme çağında bulunan öğrencilere bu derslerin önemsiz olduğu, bu dersler olsa da olur olmasa da olur, fikrinin öğrenci zihnine işlenmesi ve diğer derslere yapılan aşırı yoğunluk öğrencinin ders kitapları arasına sıkışmasını ve asosyal olmasıyla sonuçlandırılır. Öğrencinin asosyal olması gibi birçok etken de gelişime sekte vurarak, ileri ki yaşlarda öğrencide kişilik bozuklukları olarak ortaya çıkar.

Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?

Beden eğitimi ve spor, müzik, görsel sanatlar derslerini boş ders olarak görenler bilsinler ki,  bu dersler diğer dersler kadar önemli ve aşırı derecede gerekli derslerdir. Yapılan sınavlarda (Teog, Ygs, Kpss, vs) bu derslerde sınav sorusu çıkmıyor diye bu dersleri ikinci plana atarak, bu dersler işlenmese de olur, denecek dersler değillerdir hiç de öyle olmamışlardır. Bütün derslerimizin önemli olduğu gibi bu derslerimizde önemlidir ve gereklidir. Bu derslerle ilgili yanlış bilinen gerçekleri açıklamak gerekirse;

Beden Eğitimi ve spor dersi öğrencinin hali hazırda bulunan enerjisinin fiziksel aktiviteyle atılmasını ve diğer derslere olan ders konsantrasyonunu artırmak için vardır. Sporu ve sporcunun nasıl yetiştirileceğini bilmeyenlerin söylediği gibi Olimpiyat Şampiyonu sporcular yetiştirmek için beden eğitimi ve spor dersi müfredata koyulmamıştır. Olimpiyat Şampiyonu sporcu yetiştirecek olanlar beden eğitimi öğretmenleri değil, o alanda uzun yıllar eğitim almış, sporculara emek harcayarak belli bir seviyeye getirecek olan branş antrenörleridirler. Beden eğitimi öğretmeninin sporla ilgili görevi yetenekli gördüğü öğrencileri ilgili alana yönlendirmektir. Beden eğitimi öğretmeninin ders saatleri içerisinde sporcu yetiştirmesi ya da bir takım kurup çalıştırması neredeyse imkânsızdır.

Bir sporcunun yetiştirilmesi için uzun yıllar antrenman ve bir o kadar da emek verilmesi gerekmektedir. Zaten okullarımızın fiziki yapısı ve işlenen ders saatlerinin azlığı neredeyse yetenekli öğrenci seçimine dahi engel olmaktadır. Sportif yarışmalarda elde edilen başarılar tamamıyla beden eğitimi öğretmenlerimizin ders dışı özverili çalışmaları ve emekleriyle mümkün olmaktadır. Beden eğitimi öğretmenini kapıda bekçi zannedenlere duyurulur.

Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?

Görsel sanatlar ve müzik dersleri ise sanılanın aksine Uluslararası üne sahip sanatçılar yetiştirmek için değil öğrencinin hayal gücünü artırıp soyut düşünmeyi sağlaması ve kendinde olan üretme gücünü göstermek için vardır. Müzik derslerinde öğrencilerden profesyonel bir müzik aleti çalmasını ya da görsel sanatlar dersinde muhteşem resimler yapmasını beklemek, çöle meyve ağacı dikmeye benzer. Çöle dikilen meyve ağacı hiç bir zaman yetişemez ve meyve veremez. Müziğe ve resme ilgisi ve yeteneği olan öğrenciler, beden eğitimi dersinde olduğu gibi öğretmenleri tarafından kendilerini geliştirebilecekleri profesyonel eğitimcilere yönlendirilirler. Zaten görsel sanatlar ve müzik derslerinde bir ders saati içeresinde sadece öğrencinin okulda olup olmadığına dair yoklama alınabilir. Bu dersleri boş ders olarak görenlere duyurulur.

Okulu öğrencilere nasıl sevdiririz?

Beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik bu dersler okul ortamında öğrencinin okula olan aidiyetini artırarak öğrencinin okula bağlılık kazanmasını sağlar. Bu dersleri boş ders gibi görmek yerine öğrenci katılımının artırılması okulun informal öğrenme alanlarını artırarak okul çevresini de etkiler. Okul çevresinin etkilenmesi, okul ortamının aile ortamına dönüşmesini sağlar. Okul çevresinin eğitim sürecine katılmasıyla, okul bulunduğu mahallenin evi konumuna gelir. Mahalle sakinleri okulu benimser ve okuluna sahip çıkar. Mahallenin okula sahip çıkmasıyla okullarda yaşadığımız çoğu problemin bu sayede önüne geçebilir. Boş gibi görünen derslerde ulaşılan etkileşimin nerelere ulaştığı apaçık ortadadır. Derslerimize sahip çıkalım, okulu sevmeyen ve öğrenci asosyalliğini önlemek için tek ilacın da bu dersler olduğunu unutmayalım. Tüm okuyanlara selam eder can-ı gönülden saygılar sunarım.

Ufuk DİLEKÇİ

Bir cevap yazın